11 Temmuz 2017 Salı

Bir Yoga Günlüğü II - Gün 17: Bir Takım Hızlı Notlar

Kaş
Bu 28günyoga sayesinde yoga yapmamanın bahanelerini kırmayı öğrendim. Dün sabah 9da uyandığımda tekne turu için yola çıkmadan hemen koyuldum yoga yapmaya. Sonrasında sadece çantamı kapıp evden çıkmak için vaktim olacaktı. Teknede de yazarım artık diye notebookumu, defter ve kalemimi hazır ettim. Sonra onları Simgecik evde unuttu, ama Kekova’ya gittiğimizde bana defter ve kalem aldılar marketten. Hep çözüm ve alan var.

Teknede koyuldum yazmaya. Uzun uzun yazdım dünkü blog yazımı.

Yanımda Tomris Uyar’ın Yürekte Bukağı kitabı vardı. Defne Hocamın yazmadan önce roman okuma ritüelinden ilham aldım. Kurdum bir gatilik (24dk) alarmı. Dikkatim nasıl dağınık. Okuyamıyorum. Hiç ettim öyküyü. Aşırı zorlandım odaklanmakta.

Ama daha kapağını açtığımdaki ilk cümle gözüme çarptı. “Ara sıra olur. Cigara dumanlarıyla dolu, boğucu...” Ortasından dalmış, çiçek gibi işte. O an notebookum evde olduğu için önceki yazdıklarım elimin altında değil ama öykümün başını düşündüm. Olay örgüm, zaman sıralamasına sadık şekilde akıyor. Tek düze.

Herkes denizdeyken öykü için de oturdum yazmak üzere. Karaktere sorular soruyorum ben de. Soruları da cevapları da yazıyorum. Çok sevdim bu uygulamayı.

Bu arada kurmacastana’mıza ancak dün akşam kaydolabildim, aktifleşemedim. Ama son 3 gündür öykümün üzerine eklemeye devam ediyorum. Notebook’tan, defterden yazdıklarımı taslaklar halinde ekleyeceğim sonra.

Dün gece evde uslu uslu şarap içip, sohbet ederken, “hadi bir yürüyüp, salınsak mı merkezde” dedik. Çıkış o çıkışJ Sabah yine 9u geçerken zar zor koyuldum yogaya. Yaptıkça toparlandım. Virastana kapısı dizlerde vize vermedi bugün. Ağrılı ve çıtırtılıydı.


Akşam benimkiler gidiyor. Tuğçemle kalıyoruz. Bugünü bitirmeden yine öyküye girişeceğim. 

Niyetlerde ilerlediğimi hissediyorum. Gruptan çok şey öğreniyor, yavaş da olsa tuğlalar koyuyorum duvarıma gibi geliyor. Trafik cezamı da ödedim bugün. Sonraki günlerde ogs, hgs işlerimi halledeceğim. Hızlı notlarımı bırakmış olayım buraya. Aklımda yazıp, soracağım şeyler birikiyor..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 
Take The Fake Cake