1 Temmuz 2017 Cumartesi

Bir Yoga Günlüğü - Gün 7: Deadline: The Greatest Inspiration

Kekova
Sabah 6 gibi evde esen asiri sicak ruzgarlar ile uyandim. Sanki dev bir fon makinesi tutuyorlardi camlardan iceri. Zaten fohn ruzgari diye bir sey yok mu? Saat 5deki alarmi kapatip uyumayi secmistim ama su an kalkip bakmak gerekiyordu. Bir seyler garipti. 

Balkona bir ciktim. Butun camasirlarim askidan siyrilip yerlerde hortum olusturmus, en son bir koseye yigilmis. Beyazlar hem de. Gunlerdir toplamadigim camasirlar! Surekli erteledigim islerden sadece en kucugu. 

Bikinim de balkondan asagi ucmus. Gidip onu aldim, yerdekileri topladim. Boyle bir havaya ilk defa şahit oluyorum. İnanilmaz ama inanilmaz sicak! Ve cok siddetli bir ruzgar. Hemen attim kendimi iceri. 

Eh ayildim aslinda ama bayginlik da geciriyorum. Bence hava ile verdigim mucadele beni cok yordu. En iyisi yogami yapmayayim yine. Bahanelere yenik dustum. 

Sabah 9da motor dersini kacirmamam gerektigi icin kalktim alarmla tekrar ve basladim yogami yapmaya. Defne hocamin dunku yazima yorumlarini da okumustum o uykulu halde. Hocam ayrıca kendi yazısında bahsetmiş telefona bakmayin yogadan once diye. Ben de aliskanlik haline getirdim sabah kalktigim yarim saatte telefonla hasir nesirligi. Dusuneyim onu da bir. 

Neyse basladim isinmalara. Hunguz sakir aglamaktan cogu zaman yarida kestim yogayi. Pecete yetismiyor, burnum tikaniyor. Nasil aglamak. 

Bu arada sicaktan eriyorum şıp şıp yere. Cok nemli bir yoga oldu. Ama yazdigim gibi. Bir kez kaptirinca "ay sicak, uf puf "durumlari olmuyor. Evin ici disariya gore serin allahtan. Yine de..

Kaş'a geldigimde kucuk yer, merkez cok kalabalik, arabaya yer bulmasi zor diye motor ehliyeti kursuna yazildim. O vakte kadar zaten ogrenirim yea dedim. Derslerin sadece uc tanesine gidebildim dün-bugüne kadar. O da yarim saatligine. Bir de diger kursiyerlerle degismeli biniyorsun motora. Bir sey yapamadan donuyorum. 


En büyük motivasyon zaman sınırıdır! (Sınır yani. Oops! Sensin sınır!)

Neyse dün tutuştum. 8inde sinav var. Ben toplasan 2 saat scooter kullanmadim omru hayatimda. Acaba bir sonraki sinava mi kaydirsam kendimi. Allahim yillar sonra sinav stresi geldi. Hayir ben gecmek icin degil, ogrenmek icin alcam o ehliyeti. Yani amac degil arac sinav. 

Korkunun ecele faydasi yok dedim dun. Gidip motoru alip kendi basima calistim. Motorun benzini bitmez mi? Zaten cehennem gibi sicak. Hocaya ulasamiyorum. Ben de bir bar molasi verdim Oxygen Pub'da yine. Neyse azcik daha calistim benzin takviyesinden sonra. Eh biraz daha iyiyim. Bugun dersteki durumuma gore sinava girip girmemeye karar verecegim deyip gectim baska seylere. 

Lisansta bir muhasebe dersi vardi, seçmeli. Kesinlikle anlamiyordum. (Sonradan bankada hazinede calismak?) Vizesinden 17 mi 7 mi ne almistim. Tum sinif dokulmustuk. Finaline de girmedim. Nasil kurtaracağım ki o dersi diye. Sonra bizim bolumde çan uygulamasi olmamasina ragmen hoca bu uygulamaya gecmisti. Ve benden de dusuk not alan arkadaslarim(evet vardi:) Bler Alar ile gecmisti. En azindan sinava girip kalsaydim(!) Kimseyi de birakmamisti hoca ustelik.

Hala icimde kalmis bak:) Yani oyunun disinda kalirsan bir kazanc ya da kayip durumu yok; kayip var kesin olarak!

Ben en iyisi gireyim bu motor sinavina. Arkadasin Adrasan planina bulasip sinava son hazirliklari yakmasam iyi olur elbet🙈 

Bugun yine dizlerimde agri vardi. Virastana bana ne anlatiyor acaba? Sarpada da artik biraz daha yere yaklasabilirim deyip derinlesmeye calistim. Ben diz, kalca durumlarindan dolayi yuksek, cok inmeden yapiyordum. Sarpayi ilk ogrendigimizde cok cebellesmistim. Yere kadar cokebiliyorum ama hareket edemiyordum. Neyse biraz ezber bozma vakti.

Onun disinda da biraz kendimle yuzlestigim bir gun. Sunu hep tekrar ederdim sinifta ilk duydugumdan beri. "İhtiyacim olan seyi almaya hazirim." Yeni eklentileriyle baska hal aldi: "Sahip olduklarim icin minnettarim, sukurler olsun. İstediklerimi gerceklestirmek icin sans, guc ve talih ver bana. Bilmem gereken bir sey var mi?" 

Önüme getiriryor bu günlerde bir suru ogreti, secenek, ihtimal.. Onun sancilari herhalde..Ve tamamlanmayan, ertelenen işler, ecele faydalı olmayan korkuların günü işte. Ve paralellikler belki.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 
Take The Fake Cake