23 Haziran 2017 Cuma

Gün 25 - Yeniay, Yeni Niyetler

Artık ikinci #28günyoga döngüsüne geçme vakti geldi. İlkini 28 güne tamamlamıyoruz ve sıfırlıyoruz. Çünkü yarınki yeniay ile birlikte başlayıp , ona göre ilerlemek istiyoruz. Pınar takvimler, aylar, döngüler diye çok güzel anlatmış iki yazısında. (Bir , İki )

İlkini okuduğumdan beri düşünüyorum benim niyetim ne olsun bu yeni döngü için. Pınar’dan aldığım ilhamla damlalar hemen birikmeye başladı niyet kovasında.

Bundan 26 gün önce geçen sene Defne hocamızın başlattığı bu #28günyoga harekatını Pınar yeniden canlandıralım mı diye yazmıştı. Hiç düşünmeden evet dedim. Çünkü böyle bir şeye kendim kalkışmazdım, ama söz vermiş olursam bu plana sadık kalacağımı biliyordum.

Sanırım o zaman Pınar’a yazdığım cevapta ilk niyetimi de belirlemiştim. Yazmak ve paylaşmak! Çünkü Kaş’a taşınmadan önce İstanbul’da her gün yazmaya ayırdığım bir mesai vardı. Her gün günlük tutuyor, deneme tadında bir şeyler yazıp çiziyordum. Bloga postlar hazırlıyor ama bir türlü paylaşma kısmına geçemiyordum. Bir şey beni engelliyordu.

Hatta Murat Gülsoy’un Yaratıcı Yazarlık kursuna katılmıştım. 10 hafta süren bu kursta her hafta ödevlerimiz oluyordu. Ben ilk öykü ödevimi yazıp, sınıfta okuduktan sonra bir daha ödev teslim etmedim. Hayır deniyordum da sürekli. Oturup bir şeyler yazıyorum. Ama inanılmaz dağıtıyorum, anlatmak istediğim bir sürü şey var, onları sığdırmaya çalışıyorum, sonuca bağlayacağım derken kendim bile sıkılıp bırakıyordum.J Ya da paylaşmaya çekiniyordum. Bir tıkanıklık vardı işte. Başka da hiç ödev teslim etmedim. Dersleri eksiksiz takip edip, çokça zevk alsam bile.

Nihayetinde kursun son haftası geldiğinde haftanın konusu karakterdi. Dersin bir yerinde Murat Hoca “Mesaj kaygısı ile yazmayın. Çünkü bunun okur tarafından hissedilmesi kaçınılmaz.” dedi. Kursun son gününde bende kilitler açıldı işte.

Benimki şuna laf sokayım, buna mesaj yollayayım durumu değil tabii. Mesela benim anlatmak istediğim bir psikolojik çıkarsama var ve örgüyü bunun üzerine kuruyordum. Yani okuyan “Heaa demek ki ben bunu, bunun için yapıyormuşum.” desin ve düşünsün gibi bir istek.J Çünkü ben en çok böyle kitapları seviyorum. Ama beyhude çabamı son derste de olsa anladım.

Öyleyse bu günlük işi güzel gidiyor artık. Benim yeniay’daki niyetim bu öykü, kurmaca, hikaye mevzuları üzerine her gün mesaii harcamak olsun! Çünkü git gide uzaklaştım bu çalışmalardan, erteliyorum sürekli. Paylaşmaya değer bir şeyler çıkar mı bilmem ama her gün buna mesai harcayacağım! Sırf bu yazmaya çalışma kısımları bile hoşuma gidiyor. Bu işte varılacak nokta değil de yolculuğun kendisi olan kısım. Bu yaratma süreçleri zaten kendini tanımaya çok yarayan, en çok zevk aldığım kısım aslında.

Diğer niyetim de glutensiz, şekersiz döngüye sadık kalmak. “Nolcak ya, arada kendime izin versem bir şey olmuyor işte, istediğim zaman dönüyorum disiplinime, iradem kuvvetli zaten” deyip şu günlerde yediklerim zıvanadan çıktı.

Yogaya tabii ki devam. Zaten herşeyi, günümü, zihnimi düzene sokan da bu. Madem öyle onu da gün doğumu saatine taşıyayım. O saatlerde bir uyku molasında uyanık bile olsam, “Amaan 9-10 gibi kalkcam, o zaman yaparım.” diyip yatıyorum.

Çok mu askeri oldu? Dünyayı ele geçireceğim hale bak! Acaba gluten, şekersiz topuna girmesem mi, küçük kaçamaklara izin mi versem diyor şimdi zihnim.

Ama artık bunlar hayatımın parçası ve düzeni haline gelmiş, devam ettirmeye çalıştığım şeyler. Varsın öylesi, böylesi olsun. Benim asıl hedefim şu yazma işi yine.

Geçen sene de Defne Hocam’ın facebookta başlattığı #glutensizşekersiz40gün grubuna dahil olmuştum, duyurusunu okuyunca. “Yok canım 40 gün değil de 21 yaparım ben. Yok yok 7 gün olsa yeter bana. Aman bakayım gittiği kadar..” diye başlayıp tamamlamıştım. Bir gruba dahil olup, aynı anda başkalarıyla benzer süreçlerden geçerek ilerlediğimi görünce tamamlayabilmiştim. Sonra şekersiz ve glutensizliği bırakınca beni nasıl kötü etkilediğini görüp mümkün mertebe şekersiz glutensiz devam ettim hayatıma.

Siz de henüz dahil değilseniz yeniayda yeni niyetler belirleyip dahil olun derim bize. Uzaktan yakından farketmez. Yoga yapın yapmayın, yazın yazmayın. Kendiniz için bir niyet belirleyin bu güzel günde. J


E o zaman niyet ettim, niyet eyledim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 
Take The Fake Cake