3 Haziran 2017 Cumartesi

Bir Yoga Günlüğü: Gün 5



Geçen yıl bugün iş yerinde son günümdü. Birinci yılım kutlu olsun!

Defne Hocamın derslerine gitmeden biliyordum her gün kendi yoga pratiğinin yapılması konusundaki disiplinli duruşunu. Sınıf dersine gitsek ya da ders versek bile kişisel pratik önemli. Bu günlük düzende devam ederken haftada bir de ara vermek gerekiyor. Yeniay ve dolunay günleri de yoga yapmıyoruz. Ve en önemlisi REGL OLDUĞUMUZ GÜNLERDE YOGA YAPMIYORUZ!

Pınar’la #28günyoga’da 5. gündeyiz ama ben pratiğimi aksatmadan bir haftayı geçtim. Bugünü kendime tatil ilan ederek yoga yapmıyorum. Yıl dönümü kutluyorum:P Ama yazmaya devamJ

Bugün lafı geçti, konumuz bu olsun. Yoga ve Kadınlar konusunda Defne Hocanın Yoga ve Kadınlar yazısını mutlaka okumanızı tavsiye edeceğim!!!!!!!!!!!

Peki ben ne deneyimledim, onu anlatayım size.

Sanıyorum liseye giderken düzenli şekilde kadın doğum doktoru görmeye başladım. Regl düzenim hep allak bullaktı. Bazen üç ay olmuyor, bazen reglimin iki hafta sonrasında tekrar oluyordum. Bu durumun ruh halindeki etkilerini tahmin edersinizJ Polikistik over sendrom imiş buna sebep. Bu nedenle geçen sene Nisan- Mayıs’a kadar neredeyse hep doğum kontrol hapı kullandım. Arada sırada cesaretlenip bırakıyordum. Ama geciken periyodlar beni çıldırtınca tekrar, daha sadık şekilde devam ediyordum. Pek doktor değiştirmesem de hepsinin dediği “Eh bu değişmeyecek, düzen istiyorsan hap kullanacaksın” idi.

Geçen yıl öegh deyip bıraktığım şeylerden biri de buydu! Aman düzensiz olsun, almıyorum ilaç dedim. Bir yandan P Lite Tracker diye bir uygulamada regl günlerimi takvime işaretliyorum. (Bunun gibi başka uygulamalar da var)

Bir süre sonra baktım ki benim düzensiz sandığım periyodlar altı haftada bir yinelenecek şekilde bir ritme oturmuş. Evet uzun bir süre altı hafta, ama bir düzeni var! Evet bekliyorum altıncı haftanın sonunu ve işte minicink sapmalarla düzende işte. (Hap ile ne güzel saatine kadar biliyorsun :P)

Tabi bu süreç yoganın hayatımda en yogun ve düzenli olmaya başladığı zaman. Bıraktığım Mayıs zamanları yoga eğitmenlik eğitimimi bitirmeye yakın zamanlar. Sonbaharda shadow yoga ile en disiplinli yoga çalışmalarım başladı. Katıldığım hiç bir damlama usulü sınıfta duymadım “regl iseniz derse girmeyin, yoga yapmayın” diye. Hocalık eğitiminde söylendi ama ben durumun ciddiyetinin hiç ama hiç farkında değildim. Regliyken yoga yapmayın, ters duruşlar yasak ama ciddiyeti vurgulanmadı pek.

Defne hocam her ders uyarır bizi. Her ilk udiyana bandha’da hatta!

Eğer kırmızı kan varsa sınıfın arkasındaki yerimize. Reglnin artık son günlerindeysen yoga yapmaya başlamaya ama udiyana, mayurasana, hanuman için tamamen bitmesinden sonra bir gün  boşluk bırakıp, öyle yapmamız gerekiyor. Evet shadow yogaya başladığımdan beri ciddiyetle uyuyorum sanıyorum buna.

Şubattı sanırım. Dersleri kenardan izledim ve reglimin sonlarında (kahverengi kan varken) olduğumu düşündüğüm zaman başladım pratiğe ben de. Bitti diye düşündüğüm hemen ertesi gün de udiyanalara eşlik ettim.

Upps bir baktım o günün devamında ve ertesi gün kahve kan devam diyor. Ve Bitmesi gerekenden uzun sürdü bu sefer. Benim de tam Defne Hocanın yazısını okuduğum zamana denk geldi. Eyvah dedim tam düzene girmişti, bitti artık diye.

Neyse sonra yine minik bir sapmayla iyileşme devam etti. Hatta geçen ay dört hafta arayla ve sadece kırmızı kan ile kendini gösteren yedi günlük bir periyod oldu. Bir ara, sanırım Gizem Onay Collet’in bi yazısında, kahve değil de kırmızı kanın sağlığa işaret olduğunu okumuştum. Yoga nelere iyi geliyor, hayatımda neleri değiştirdi sorularının hayatımdaki başlıca cevabı!

Sonraki ayları izlemede olacağım.

Kanlı ve haldır huldur yazılmış yazımdaki sürçi lisanım affola!


Tavsiyeniz ve dikkati çekeceğiniz konular için dönüşlerinizi, yorumlarınızı beklerim.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 
Take The Fake Cake