10 Haziran 2017 Cumartesi

Bir Yoga Günlüğü: Gün 12

Bugün saat kurup kalktım pratiğimi yapmak icin. Özgür geldi ve gün baslamadan, erken saatte yapmak istiyorum. Kendime yarim saatlik ayılma payı da koydum. 7:30'da Çalan alarm ile ayaktayım. Ve evet, yogaya baslamam icin o yarim saate ihtiyacım var benim.

İlk andan itibaren farkındayım. Yorgunluk, bir katılık durumu var. Vücudum ağır. 

Dün zaten akşam üzeri boğazıma bir şeyler çöreklendi; ağrıyor, batıyor. Söyle(ye)mediklerimiz miymiş onlar da? Bu da hap bilgilerden, koydum kenara.  Neyse ki gece geçti.

Biraz karnımda şişkinlik hissediyorum. Yeni düzenimdeki reglim yaklaşıyor sanırım. O yüzden udiyanaları, mayurasana, hanımanasanaları yapmadım. 

Sağ böbrek tarafındaki ağrı olmasa da bir sızı kendini belli etti yine suçi-malasana arasinda. 

Suçi, kurmastana pis ateşi yoğun hissettiğim yerlerdi bugün. Buralarda sekiz sayıp durdum. Acaba daha fazla mı tutayım kendimi, sınırım ne olmalı? Dayanamadığımdan bir tık ötesi demişti hocam. Bir nefes fazlası. Sonraki günler onu yapayım. Çıkıp gitsin bu pis ateş.

Civali mudrada nabzım o kadar düşüktü ki, nefesim telaşsız. Zihin sessiz. 

Bu arada dizlerimdeki kıtırdama glutensiz diye yemeye sardıgım Wasa'lardan.  Biraz abarttım çünkü:) Kuruyemis ve onu biraktigim gunlerde kitirdama yok. 

Sonra Özgür'ün Kaş'taki kısıtlı zamanını doya doya paylaşmak için güne başladık. Yazı kısmını da "N'apsam, bugun de yazmasam mı, ne ara yazsam?" derken onu denize gönderdim ve telefondan yazıyorum😊 


Bugün de mini yoga notlarıyla kalsın madem.. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 
Take The Fake Cake